Sponsorlar

Sponsorlar

Doping Araştırması Altından Sanayi Casusluğu Çıktı

FRANSA, bir doping skandalıyla başlayan soruşturmanın ülkenin önde gelen şirketlerinin de dahil olduğu bir ‘sanayi casusluğu’ skandalına dönüşmesinin şaşkınlığını yaşıyor. Bir şampiyon bisikletçi, Fransız gizli servisinin eski ajanları, eski ordu mensupları, çevreci kuruluş Greenpeace, enerji grubu EDF, medya ve telekom devi Vivendi’nin adının karıştığı casusluk skandalı, doping laboratuarından başlayarak, Fas’taki bir hapishaneye oradan da Fransız şirketlere kadar uzandı. Ancak ‘filmlerde olur’ dedirten olay, 2006’daki Fransa Bisiklet Turu’nu kazanan Floyd Landis’in doping yaptığının ortaya çıkmasıyla başladığı kaydedildi.




Stratejik haberalma

New York Times gazetesi, bilgisayar korsanları aracılığıyla gerçekleştirilen sanayi casusluğunun Fransa’nın dev şirket ve kuruluşlarına kadar uzamasını eleştirerek, günümüzde şirketler tarafından ‘stratejik haberalma’ olarak adlandırılan faaliyetlerin karanlık bir yüzü bulunduğuna dikkat çekti. Gazete, Fransa’daki doping testlerinin yapıldığı L.N.D.D. laboratuarlarında başlayan siber suçun hikayesini şöyle anlattı:




2006 yılı Fransa Bisiklet Turu şampiyonu ABD’li Floyd Landis’e ait test sonuçlarının L.N.D.D. laboratuarlarından çalındığı ortaya çıktı.

Siber suç işlendi

Landis’in yüksek miktarda erkeklik hormunu (testosteron) aldığını gösteren doping test sonuçlarının, bazı medya kuruluşlarıyla başka laboratuvarlara verilmesi üzerine başlatılan soruşturmada olayın siber bir suç olduğu belirlendi.

Soruşturmayı yürüten savcılar, laboratuvarın bilgisayarlarında, bilgileri çalmaya yarayan bir ‘truva atı’ yazılımının bulunduğunu tespit ettiler.




Landis’in test sonuçlarının bu ‘truva atı’ sayesinde Kanada’daki bir laboratuvara gönderildiği belirlendi.

Bu laboratuvara gönderilen dosyaları en son olarak ‘Arnie’ adında birine ait olan bilgisayar tarafından edit edildiği ve IP adresinin ise Landis’in o dönemdeki koçu Arnie Baker’a ait olduğu ortaya çıktı.



Fas’ta tutuklanan korsan siber suçu itiraf etti

FAS’taki bir hapishanede, Fransa’daki siber suç bir anda sanayi casusluğuna kadar uzandı. New York Times gazetesinde yer alan, film gibi casusluk hikayesi şöyle devam etti:

Fransa’daki laboratuvarın bilgisayarındaki ‘truva atı’nın yine Landis’in doping testi sonuçlarıyla birlikte bazı belgeleri Fransız bilgisayar korsanı Alain Quiros’a gönderdiği de tespit edildi.




Soruşturmayı yürüten Fransız yetkililerin isteği üzerine Quiros bilgisayar korsanlığı suçundan Fas’ta tutuklandı.

Quiros, Fransız savcılara verdiği ifadede, L.N.D.D. laboratuarlarındaki bilgisayarlardan bazı gizli belgeleri çaldığını itiraf etti.




Greenpeace belgeleri Fransız enerji devi EDF’ye sızdırıldı

BİLGİSAYAR korsanı Alain Quiros’un bilgisayarlarında yapılan incelemede ise Greenpeace örgütünün Fransa Direktörü Yannick Jadot ile şirketlerdeki küçük hissedarların haklarını savunmasıyla ünlenen avukat Frederik-Karel Canoy’un kişisel bilgisayarlarındaki sabit disklerin birer kopyasını buldu.

Quiros’u kullanan Kargus şirketinin Yannick Jadot’a ait bilgisayardan yasadışı olarak ele geçirilen bilgileri ise dünyanın en büyük enerji şirketlerinden EDF’nin (Electricite de France) bir çalışanına verdiği tespit edildi.




Eski gizli servis ajanı para verdi

FRANSIZ bilgisayar korsanı Alain Quiros, savcılara verdiği ifadede, L.N.D.D. laboratuvarlarından ABD’li bisikletçi Floyd Landis’in doping testi sonuçlarını çalmak için eski bir gizli servis ajan olan Thierry Lorho’nun kendisine para verdiğini söyledi.

Quiros’in ismine verdiği Lorho’nun ise Paris merkezli özel dedektiflik ve istihbarat şirketi Kargus Consultants’ın Başkanı olması soruşturmaya yeni bir yön kazandırdı.




Vivendi suçlamaları reddetti EDF ‘Suçtan haberim yok’ dedi

FRANSIZ devletinin yüzde 70’le sahibi olduğu enerji devi EDF, suçlamalarla ilgili yaptığı açıklamada, ülkede özellikle nükleer santral karşıtı eylemlerle öne çıkan Greenpeace örgütünün bilgisayarından çalınan bilgilerle gerçekleştirilen siber suçtan haberi olmadığını kaydetti. EDF ayrıca, Kargus şirketiyle bağlantısı bulunduğu belirlediği iki çalışanını işten çıkardığını açıkladı.

Medya ve telekom devi Vivendi aleyhine dava açan avukat Frederik-Karel Canoy’un bilgisayarındaki bilgilerin çalınmasıyla ilgili olarak ise şirket yöneticileri sorgulandı.




Vivendi Başkan Yardımcısı Jean-Francois Dubos, savcılara verdiği ifadede, şirketin yasadışı hiçbir eylemde bulunmadığını belirterek, siber casusluk suçlamaların reddetti.

450 bin Euro’luk ödülü geri vermişti




2006 yılındaki Fransa Bisiklet Turu şampiyonu ABD’li Floyd Landis’in doping yaptığı kesinleşince, şampiyonluğu geri alındı. Üç yıl boyunca uluslararası müsabakalardan men cezası da alan Landis ayrıca, 450 bin Euro’luk para ödülünü de geri vermek zorunda kaldı.

Incoming search terms:

İzmir Bisiklet Derneğin’den Greenpeace’e Destek

İzmir Bisiklet Derneği’nin çalışmalarını hepimiz izliyor ve takdir ediyoruz. Greenpeace’in çevre duyarlılığı hakkında yaptığı bilimsel verilere dayanan kampanyalar ve eylemleri bir çoğumuz basından takip ediyoruz.

Şimdi asıl konumuza gelelim, Bu hafta Perşembe günü Greenpeace örgütünün benzer bir projesine destek olmak için üyelerine çağrıda bulun İzmir Bisiklet Derneğinin yayınladığı açıklama şu şekilde ;

null

İzmir Bisiklet Derneği’nin degerli üyeleri,

Çevre konusunda yapılan çalışmalara ve eylemlere her zaman destek olan derneğimiz bu noktada kardeş kuruluşlar ve platformlar ile ortaklaşa çalışmar yapmayı sürdürmektedir. Tema, Ege Orman Vakfi veya Egeçep gibi sivil toplum kuruluşlarıyla bundan önce çeşitli projelerde birlikte çalıştık. Bu hafta Perşembe günü de Greenpeace örgütünün benzer bir projesine destek olmak istiyoruz.

Aliaga’ da kurulmak istenen kömüre dayali termik santralin ”tarıma ve bölgeye zararları” konulu panele davetliyiz. Bakircay Cevre Komitesi’nin tertipledigi panele konusmaci olarak Yeşiller Partisi Eş Başkanı Bilge Contepe, Greenpeace Akdeniz Genel Direktoru Dr. Uygar Özesmi, Egeçep Dönem Sözcüsü Ertuğrul Barka ile Ege Üniversitesi Ögretim Görevlisi Serdar Selim olacak.

Tarih : 05.02.2009
Toplanti Saat :14.00
Yer : Menemen Belediyesi Kültür Merkezi – Menemen/İzmir

Greenpeace’in eylemlerine uzunca bir suredir ilk defa direktor duzeyinde müdürleri katiliyor. O yuzden Perşembe günkü panele önem veriyorlar. Yerel TV’ler, yazılı basın ve radyolar panelden yayın yapacak.
Persembe gunku program asagidaki gibi olacaktir;

Greenpeace ekibi 09.30′da pasaportta toplanıyor. Bisiklet ekibimiz Karsiyaka İskele’den 10.30′da yola çıkacak. Ciğli Ana Jet Üs Komutanlığı’nı geçtikten sonra her zamanki mola noktamızda çay molasi verdikten sonra Menemen’e variyoruz. Bizden once Menemen Kültür Merkezi’ne varmis olan 2 araçlık Greenpeace ekibine eşlik edecegiz. Orada yanimizda getirdigimiz broşür ve bültenleri halka dagitacagiz. Bu esnada yapılacak TV cekimleri ve röpotajlara katılabiliriz.

null

Greenpeace’in sitesinden ilgili açıklama ;

İzmir’de 4 yeni kömür santrali planlanıyor ;

Kömür iklimi en çok değiştiren ve soluduğumuz havayı zehirle dolduran en tehlikeli fosil yakıt. Türkiye’de planlanan 47 yeni kömürlü termik santralden 4 tanesi İzmir’de. ENKA tarafından planlanan santrallerden biri lisans aldı bile. Gama ve İzdemir gibi holdinglerin de termik santral planladığı İzmir bölgesinde tarım, insan sağlığı ve doğal alanlar etkilenecek, civardaki antik kentler de asit yağmurları nedeniyle zarar görecek. İklimimize verilecek olan zarar da cabası.

Greenpeace “Kömürden Kurtul, İklimi Kurtar” kampanyası ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) bir numaralı iklim düşmanı olan kömür santrallerine lisans vermemesi için çalışıyor. Çünkü hem iklimi kurtaracak, hem enerji ihtiyacımızı fazlasıyla karşılayacak hem de daha ucuza mal olacak bir enerji planımız zaten var.

null

Kömür kampanyamıza katılın ;

Enerji Bakanlığı, enerji şirketleri, EPDK ve tüm belediye başkanları da halkımızı tehlikeli iklim değişikliğinden korumak ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkımızı gözetmek zorundadır.

Bizler, Türkiye’de ve bölgemizde en kirli fosil yakıt olan kömüre dayalı yeni termik santraller yapılmasını istemiyoruz. Kömürün yaşamlarımız üzerinde oluşturacağı yeni maliyetleri –sağlık harcamaları, tarımda üretim kaybı, topraklarımızın değersizleşmesi ve kaybedeceğimiz canlılar- ödemeyi reddediyoruz ve ailemizin yaşam hakkını savunuyoruz.

Tüm yetkililer, kömürün karası için değil, güneşin aydınlığı için çaba göstermelidir.