Sponsorlar

Sponsorlar

2011 Dağ Bisikleti Yarışlarının Tarihleri Belirlendi

2011 yılının dağ bisikleti tarihleri belirlendi. 2010 sezonunda 19 yarış yapılırken,  bu yıl da yapılacak olan bisiklet yarışı sayısı (Türkiye Şampiyonası yarışları hariç ) 16 olarak belirlendi.

Dağ bisikletçileri bu yıl sezona geçen yıl olduğu gibi Nisan başında Manavgat maratonu ile açılış yapacaklar. Ardından Haziran ayı dahil olmak üzere program geçen yıl ile aynı. Sonrasında daha açıklanmamış olan Türkiye Şampiyonaları’nı dahil etmezsek takvimden bu yıl Temmuz başında düzenlenmiş olan üçüncü Alanya yarışının çıkarılıp , yerine Uluslararası Karabük dağ Bisikleti Kupası’nın gelmiş olması tek yenilik  oldu. Sezon geçen yıl ki Alanya-Adana yarışlarının yer değiştirmesi ile Kasım başında Adana dağ bisikleti kupası, 20 Kasım’da da Alanya Uluslararası Dağ Bisikleti Kupası ile son bulacak.

Yarışlarda 5 tane C1 sınıfı yarış bulunuyor. Bu yarışlar ikinci ve üçüncü yarışlar olan Şavşat ve Polonezköy Dağ Bisikleti Kupaları, Kapadokya Dağ Bisikleti Festivali ve Manisa Dağ Bisikleti Kupası ile sezonu kapatan Alanya Uluslararası Dağ Bisikleti Kupası.
Aşağıda detaylı şekilde 2011 yılı bisiklet yarışı takvimini bulabilirsiniz:

Türkiye Dağ Bisikleti Yarış Takvimi – 2011

03.04 – 03.04 Manavgat MTB Marathon – Manavgat/Antalya
C2-XCM Elit erkek, elit kadın
16.04 -16.04 International Şavşat MTB Cup Alanya / Antalya
C1-XCO Elit erkek, elit kadın
08.05 – 08.05 Polonezkoy-Adampol Mtb Cup – Polonezkoy / İstanbul
C1-XCO Elit erkek, elit kadın, junior erkek
22.05 – 22.05 International Ankara MTB Cup Ankara
C2-XCO Elit erkek, elit kadın, junior erkek
05.06 – 05.06 International Cappadocia MTB Festival – Ürgüp / Nevşehir
C2-XCO Elit erkek, elit kadın, junior erkek
19.06 -19.06 International Aksaray MTB Race Aksaray
C2-XCO Elit erkek, elit kadın, junior erkek
03.07 – 03.07 International Karabük MTB Cup – Karabük
C2-XCO Elit erkek, elit kadın
31.07 -31.07 International Isparta MTB Cup Isparta
C2-XCO Elit erkek, elit kadın, junior erkek
14.08 -14.08 Sakarya MTB Cup – Sakarya
C2-XCO Elit erkek, elit kadın
28.08 – 28.08 International Cappadocia MTB Festival – Göreme / Nevşehir
C1-XCO Elit erkek, elit kadın, junior erkek
11.09-11.09 Manisa MTB Cup – Manisa
C1-XCO Elit erkek, elit kadın
25.09 – 25.09 Kocaeli MTB Cup Kocaeli
C2-XCO Elit erkek, elit kadın
02.10 -02.10 Alaçatı MTB Cup – Alaçatı / İzmir
C2-XCO Elit erkek, elit kadın
23.10 -23.10 International Gaziantep MTB Cup – Gaziantep
C2-XCO Elit erkek, elit kadın, junior erkek
06.11 -06.11 Adana MTB Cup – Adana
C2-XCO Elit erkek, elit kadın
20.11 -20.11 Alanya International MTB Cup Alanya Antalya
C1-XCO Elit erkek, elit kadın, junior erkek

2011 Bisiklet yarışlarında dikkat çeken bir nokta ikinci yarış olan Şavşat Dağ Bisikleti Kupası’nın Alanya/Antalya’da yapılacağının gözükmesi.  Bizi yeni sezonda Gürcistan sınırında bir C1 sürprizi mi bekliyor? Bu etkinliğin takvimdeki ikinci Alanya yarışı olması, üstelik C1 sınıfının ilk defa yapılan bir yarışa verilmeyeceği düşünüldüğünde, daha muhtemel.

Incoming search terms:

Salcano 2011 Modellerini Tanıttı

Salcano 2011 bisiklet modelleri tanıtımını Antalya’da yapacak.  Tanıtım öncesinde katalog hazırlıklarını tamamlayan Salcano 2011 yılı modelleri ile göz kamaştırdı.Katalog çekimleri sırasında göze çarpan bazı modeller ;

Salcano’nun 2011 yılı kataloğunun teması Türkiye Şampiyonları. Katalog çekimlerinde Salcano sponsorluğunda yarışan  Türkiye şampiyonları yer aldı.

Bu sporculardan Esra Kürkçü, Bilal Akgül, İsak Ünal ve Nevzat Kıral kamera karşısında idi.


XC 010 “Turkish Champion “

Geçen yıl Bilal Akgül ve diğer Salcano sponsorluğunda yarışan bisikletçilerin kullandığı karbon gövdeli, Sram XX ekipmanlardan oluşan bisiklet bu yıl XC 010 “Turkish Champion” adı ile değiştirilmiş. Turkish Champion olması nedeniyle Beyaz üzeride kırmızı renkler hakim.

Nirvana

Salcano ilk defa bu yıl bir çift amortisörlü modeli serisine katmış . Nirvana modeli bisiklet severlere karbon gövdeli 10 – 10.5 kg arasında olan bir modelin üretimini gerçekleştirmiş. Salcano Nirvana bisiklet modelinin iki farklı rengini sunuyor.


XRC 010

Salcano yol bisikleti sınıfıda bu sene XRC 010 ile oldukça iddalı. Karbon gövdeli bu yol bisikleti Sram Red donanıma sahip.

Incoming search terms:

İstanbul’da işe bisikletle gitmek hayal mi?

İstanbul trafiği ve bisikleti yan yana anmak zor. Çocukken heves edilen ya da haftasonu Adalar’da, olmadı sahil yolunda kullanmak için sanki bisiklet. Küresel ısınmaya katkısıyla ünlü ABD’nin en uzun bisiklet yoluna sahip şehrinden İstanbul’a dönüp, bodrumdaki bisikletinizi tekrar çıkarınca ve eskisi gibi her gün okula ya da işe bisikletle gidemeyeceğinizi fark edince bunları bir kez daha düşünüyor insan.

Bisiklete yer açmak zor değil
Şişhane’den Kadir Has Üniversitesi’ne yol boyu panik yapmamaya çalışsam da dolmuş ve otobüslerin yanında nefes nefeseydim. Arabalar Atatürk Köprüsü’nden vızır vızır geçerken, “Haliç’e çıksak artık” diye sayıklıyordum. Haliç’i boydan boya geçmekse, rüya gibiydi… Mazgallara dikkat ederek, kornalara takılmadan, sağı solu kollayarak ilerledikçe problem yoktu. Atıf kornaların (saçlarım açık giderek cinsiyetimi belli ettiğimden olsa gerek) taciz amaçlı olabileceğini söylüyor. Görüşlerde bahsedilen “En büyük tehlike, aniden açılan araba kapıları”nın ne demek olduğunu önümdeki aracın kapısı birden açılınca anlıyorum. santralistanbul’un kapısı açılıp bahçeye girdiğimizdeyse, başka bir şehirde gibiyim. İşine bisikletle gidenlere bir kere daha imreniyorum. Bisikletleri Atıf’ın odasının önüne park ediyoruz. Trafikte saatler geçiren biri için salonundan çıkardığı bisikletle işyerindeki odasına 20 dakikada gitmek fazlasıyla fantastik!
İstanbul’daki bisiklet yolları (Toplam 61 kilometre) yok denecek kadar az. Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın gururla ilan ettiği 1004 kilometrelik ‘planlanan bisiklet yolu’ için 2023’ü beklemek gerekiyor.
Ama milyonlarca İstanbullu’nun bisiklet kullandığı günleri görebilmek o kadar zor değil. Bisikletle uyumlu bir şehir için talep edilebilecek yığınla şey var: Bisikletin toplu taşımaya entegre edilmesi, sürücü ve yayaların yolu bisikletlilerle paylaşması, toplu taşımada bisiklet ücreti alınmaması, belli ilçelere özel yolların yapılması ve (çoğu kişiye göre ‘göstermelik’) bisiklet yollarındaki engellerin (konteyner, direk, kafe masası vs.) yok edilmesiyle bu dev şehirde ucuz, çevre dostu, sağlıklı, hızlı ulaşım demek olan iki tekere pekala yer açılabilir. İşbu haberin derdi de İstanbul’un en kısa zamanda bisiklet dostu olması için sakinlerinin ve yerel yönetiminin elini çabuk tutmasına katkı sunmaktır… 

Bisikletlilere dört soru
1 Güzergâhınızda bisiklet yolu var mı?
2 Sürücüler ve yayalarla aranız nasıl?
3 İstanbul’da bisiklete binmek tehlikeli mi?
4 Bisiklet kullanan bir insan olarak sizce bu şehirdeki eksikler neler?

İMRE BALANLI
‘Yolda bilerek sıkıştıranlar çıkıyor’
35 yaşında. Belgeselci. Gayrettepede oturuyor. 20 yaşından beri bisiklet kullanıyor. Sık pedal çevirdiği hatlar: Gayrettepe – Maslak, tarihi yarımada, Kadıköy, Bostancı, Göztepe. Günde 10-20 km pedal çeviriyor.
1. Kadıköy – Bostancı sahili dışında bisiklet yoluna rastlamadım. Bisiklet yolu, ulaşım taleplerinin yoğun olduğu güzergâhlarda olmalı. Mecidiyeköy – Taksim, Mecidiyeköy – Maslak arası, tarihi yarımada gibi.
2. Yayalardan bile “Senin ne işin var bu yolda?” diye bağıranlar çıkıyor. Ben yoldan gidiyorum, o kaldırımdan, bana bağırıyor. Yadırgamıyorum, insanlar alışmamış. Belki beni görenler cesaretlenir bisiklete biner diye umuyorum.
3. Son derece tehlikeli. Paris ve New York’ta senelerce bisiklete bindim. Oralarda da tehlikeliydi ama burası gibi değildi. En büyük tehlike yalnız olmanızdan kaynaklanıyor. Yola çıkmaya hakkınız yokmuş gibi davranıyorlar. Bisiklet yolu olmaması birinci derecede bu işi tehlikeli kılıyor. Yollar bozuk, mazgallar çok büyük tehlike. Trafikte bilerek sıkıştıranlar çıkıyor. Uyanık ve atik olmalı. Hiçbir şoför beni görmüyormuş gibi davranır, sürekli arkama bakarım.
4. İlk yapılması gereken insan odaklı kent planlaması. Araba odaklı bir kent otoyollar, hava kirliliği, uzak mesafeler ve daha azman bir kent getirir. Köprülerden geçen araçların trafikteki oranı yüzde 82 iken, taşıdıkları yolcu oranı yüzde 24. Yollar yolcu değil araç taşıyor ve bunun sürdürülebilirliği yok. Yayalara (bisiklet, engelliler) öncelik veren bir planlama yapılmalı. Yaygın, konforlu ve ucuz toplu ulaşım ve özel araba kullanımını caydırıcı tedbirler gerekli. Araba ve inşaat lobilerinin bu kadar güçlü olduğu ülkemizde bu zor. Sermaye, kâr için kentlerimizi yaşanmaz hale getiriyor. Buna dur dememiz gerekir.


AYTEN ÇELİK
‘İki buçuk ayda bir kamyon laf yedim’
24 yaşında. Müzisyen. Hürriyet Mahallesi’nde oturuyor, Galata Kulesi’nin dibinde bir darbuka okulunda çalışıyor. İki buçuk aydır işe bisikletle gidiyor. Günlük güzergahı: Hürriyet Mahallesi, Şişli, Osmanbey, Harbiye, Elmadağ, Taksim Meydanı ve Galata Kuledibi. Günde 10-12 kilometre yapıyor.
1. Benim güzergahımda bisiklet yolu mu? O da ne?
2. Motorcu arkadaşımın ilk öğrettiği sarılardan (dolmuş ve taksi) uzak durmak olmuştu. Birkaç otobüs şoförü benimle yarışmaya kalktı, komikler… Yayalar da tuhaf. Geldiğimi görüyorlar ama yola atlamaktan geri durmuyorlar. 2.5 aydır bir kamyon laf yedim. Gündüz kaska bakıp “Aa tipe bak, oha lan uzaylı” diyorlar. Akşam bir grup genç “Şöyle bisikletim olmadı” diye başlayıp küfrediyor. El kol hareketi yapanlar, arabayla sıkıştıranlar… Geçen gün babam bile sayılamayacak yaşta bir adam “Beraber gidelim mi?” dedi. Tabii etraf böyleleriyle dolu değil. “Hey bisikletin çok güzel!” diye içtenlikle bağıran yaşıtlarım da var, “Kızım ne güzel yapmışsın” diyen teyzeler de…
3. İstanbul değil de içinde yaşayanlar tehlikeli desek daha doğru! Yollar bozuk, trafik curcuna, bisiklet yolu yok lakin yine de kullanılamaz değil. Sorun klişe deyimle sadece insanlarda. Yol istiyorsun beş karış surat, yol senin, geçmek istersin müsaade etmez. Her gün 10-12 kilometre kendi kendime söylenerek geçiriyorum. Kibar yaya ve sürücü görünce bisikleti bırakıp ağlamak istiyorum! İki teker büyük medeniyet ama kimse farkında değil, farkında olanların da umurunda değil.
4. Bisiklet için ne isteyeyim, daha arabaya doğru düzgün yol yok. Çağlayan Meydanı’na Adalet Sarayı dikeceğiz diye canımıza okuyorlar. Sabah bisikletle geçtiğim yolun yönü akşam değişmiş oluyor. Bağlantı sorunu olmayan bir bisiklet yolu yapılsa, bir de daha çok insan binse bisiklete ne güzel olur…

MERİÇ DEMİRAY
‘Şüpheniz olmasın, gelecek bisikletin’
35 yaşında. Senaryo yazarı ve yönetmen. Barışa Pedal aktivist bisiklet grubunun üyesi. Moda’da oturuyor. Sekiz aydır bisiklet kullanıyor, toplamda bin 300 kilometreye ulaşmış.
1. Acınacak bir durumumuz var, Kadıköy’den Pendik’e 30 kilometrelik bisiklet yolu var ancak Google’a ‘eurovelo’ yazarsanız bütün Avrupa’nın bisiklet yolu ağıyla örüldüğünü göreceksiniz. Konya ve Kayseri’nin bu konuda sessiz bir devrime gittiklerini duydum, umarım doğrudur.
2. Başlıca iki sorunumuz, otobüsler ve dolmuşlar. Hep aynı güzergahta gittiklerinden hız yapmanın tehlikesiz olduğunu düşünüyorlar. “Geleceğin dünyasında dolmuşlar ve hızlı otobüsler olmayacaksa neden çalışmaya şimdiden başlamıyoruz?” diye belediye başkanımıza sormuş olalım.
3. Tehlikeli ama 01.00’de Taksim’de yürümekten düşük bir tehlike.
4. Nisanda Münih’teydim, şehrin terk edildiğini zannettim, öyle sessizdi. İstanbul’da gündoğumunda yaşanabilecek bir sessizlik. Yaşadığı çevrenin insanı belirlediğini düşünüyorum. Trafiğin ruhumuzun üstünden geçtiğini düşünüyorum. “Yayalar ve bisikletliler için düzenlemiş bir şehirde yaşamak istiyorum” desem İstanbullu kardeşlerim güler, ama dünyada var bu. Kimsenin şüphesi olmasın, gelecek bisikletin.

AHMET ATIF AKIN
‘Toplu taşımaya bisiklet yeri yapılmalı’
31 yaşında. İstanbul Bilgi Üniversitesi Görsel İletişim Tasarım Bölümü’nde öğretim görevlisi ve fotoğraf sanatçısı. Galata Kulesi yakınlarında oturuyor, iş yeri Bilgi Üniversitesi’nin Santral Kampüsü’nde. Dört yıldır bisikleti ulaşım amaçlı kullanıyor. Rotası; Galata Kulesi- Haliç’in en ucunda ki santralistanbul arası. Git-gel 17 kilometre…
1. Haliç boyunu ve Eminönü’nden Yeşilköy’e giden sahil yolunu çok kullanıyorum. İkisinde de bisiklet yolu var ama bu yolları kullanmıyorum çünkü sürekli ritim bozuluyor. Yayalar, yürüyüş ve koşu amaçlı kullanıyorlar buraları, onları rahatsız etmemiş oluyorum.
2. Bisiklet kıyafeti çevrenin tavrını çok değiştiriyor. Profesyonel bisikletçi sanıp saygı duyuyorlar.
3. Biraz tehlikeli ama İstanbul’da yürümek, vapura binmek, karşıdan karşıya geçmek, bankta oturmak bile tehlikeli.
4. Her yerde bisiklet yolu olması İstanbul için çok gerçekçi değil. Bisikletin park problemi yok, park yeri inşa etmek gereksiz. Ben salonuma park ediyorum.
Metrobüs hattına bisiklet şeridi ekleyebilirlerdi. Önemli bir adım, toplu taşımaya bisiklet yeri yapmak veya buna müsaade edip ekstra ücret almamak. Şehir hatları vapurları hariç bisikletle binebileceğiniz araç yok. Deniz otobüsü ve banliyö trenleri ücret istiyor, metro, tramvay, otobüs kabul etmiyor. Toplu taşıma hatlarının bağlantılarını insanlar bisikletle yapabilir. İş yerinde kıyafet değiştirebilecek yer olması park yerinden önemli.

Aydan Çelik
Çizer, Bisikletçi
“Dedektif gibi bisiklet yollarını arıyoruz!”
İstanbul’un ‘bisiklet şehri’ ol-a-mayışını yokuşlu bir kent olmasına bağlarlar. Hiç alakası yok. Bu kentte bisiklet bir aktör olamadıysa nedeni topografik değil ideolojiktir. Hücrelerimize kadar sinmiş dört teker hegemonyasıdır. Kadir Topbaş “Avrupa’nın bisiklette yaptığını biz elektrikli otomobille yapacağız” ‘müjdesi’ verdi. Elektrikli otomobil kiralayabilecekmişiz. Bisiklet yerel yönetimler için bir gerçek aktör/özne değil, imaj tazelemekte kullanılan bir nesne… Başkan Topbaş Kopenhag’daki İklim Zirvesi’nde İstanbul’a 1000 kilometre bisiklet yolu yaptıklarını söylemişti. O günden beri bir grup bisikletsever, dedektif gibi o yolları arıyoruz. Bu meseleler “Dostlar Kopenhag’da görsün” diye çözülmez. Önce paradigmayı değiştirmek lazım: Araçları mı bir yere ulaştıracağız, insanları mı?

YAKUP ÇETİNKAYA
‘Bisiklet sayısı arttıkça şehir uyum sağlayacak’

28 yaşında, ‘müzmin grafik tasarım öğrencisi’, yazılımla uğraşıyor. 1984 damgalı bisikletini Hollanda’dan getirmiş. Erenköy’de yaşıyor. Üç yıldır ulaşımını bisikletle sağlıyor. Fındıklı’daki Akademi’ye giderken minibüs yolundan gidip Kadıköy’den vapura biniyor. Günde 15-20 kilometre pedal çeviriyor.
1. Bisiklet yollarını kullanmıyorum yalnız Dereağzı’na açılan yol çekici. Göztepe İstasyon Caddesi’ndeki bisiklet yolu görmeye değer, her türlü engelle kesintiye uğramış: Cam şişe konteyneri, otobüs durağı, sokak lambası, ATM…
2. Otobüs ve minibüslerin dumanını solumamak için sollamak zorunda kalıyorum. Taksiciler tecrübeli, birbirimizi anlayabiliyoruz. Kapı açılması en tehlikeli durum.
3. David Byrne, ‘Bisiklet Günlükleri’nde yokuşları ve trafiğiyle İstanbul’da bisiklet sürmenin delilik olduğunu, aynı zamanda da olmadığını söylüyor. İstanbul’u yaşamak için en uygun aracın bisiklet olduğunu yazmış. Motorlu araçların davranış kalıplarını öğrendikten sonra insan daha rahat basıyor pedala. Otomobilin ön tekerleğini, direksiyonun hareketini izlemek gibi meziyetler geliştiriyoruz. Herkes dönerken sinyal verseydi bundan mahrum kalacaktık.
4. Ana akslara paralel bisiklet yolları faydalı olur. Bisiklet öncelikli sokaklar belirlenebilir, hız sınırı konur. Merkezleri bağlayacak ağ oluşturulur. Gezinti rotaları çıkartılıp rehber kitapçıklar basılabilir. Bisikletler arttıkça şehir uyum sağlar. Cehennem kapısı mazgalları da düzeltsinler.

Murat Suyabatmaz Bisikletliler Derneği Başkanı
‘Kısa mesafe ulaşımın yüzde 25’i bisikletle yapılabilir’
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne gelişmiş ülkelerin yaptıklarını anlatmaya çalışıyoruz. “Toplu taşıma entegrasyonunda, ulaşımda, park sistemlerinde pilot yerlerde başlayalım” dedik. 51 noktada park ünitesi var. Bostacı İDO İstpark otoparkındaki, Günaydın Otoparkı’ndaki, Sefaköy kavşağındaki üniteler doluyor. Otobüslere bisiklet aparatı taktırmayı planlıyoruz. Ulaşımı düz bölgelerde bisiklet yolları yaparak adacıklar oluşturmak istiyoruz.

Gizem Altın Nance Pedal Sesi Bisiklet Topluluğu
‘Bisikletli cezalandırılıyor’
Trafik, dikkatsiz sürücüler, kötü yollarla boğuşuyoruz. En kötüsü Türkiye’deki bisikleti yok sayan anlayış. Amaç bisikleti ulaşıma entegre etmek olmalı. Deniz otobüslerinde bisiklete ücret alınmaması için kampanya başlattık. 2000 küsur imzayla İDO Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Mutlu bizi davet etti. İnceleyip döneceklerini söylediler ama dönmediler. Şehir hatları da bisikletlerden ücret almaya başladı. Göstermelik yollar dışında bisiklet yolu yok. Köprüden bisikletle geçmek yasak. Yol kenarları cam kırıklarıyla dolu. Bisikletliler batıda ödüllendirilirken Türkiye’de cezalandırılıyor.

Haber: Radikal

Çok Farklı Bir Bisiklet Yolu Tasarımı !

“Bu bisiklet yolu sayesinde havada bisiklet sürmek gerçek oluyor.” Bisiklet sürmek, hem yürümeye oranla daha hızlı ulaşım sağladığından hem de ulaşımın en sağlıklı yollarıdnan biri olduğundan gerçekten yararlı bir seçenek. Fakat günümüz trafiği, bisiklet sürücülerinin sayısını oldukça azaltmış gözüküyor. Peki ya araçlardan tamamen ayrı bir bisiklet yoluna sahip olsaydık? Büyük ihtimalle o zaman durum farklı olurdu. Bulgar mimar Martin Angelov, havada bisiklet sürmemizi sağlayacak olan inanılmaz bir tasarımla bu soruna çare bulmaya çalışıyor. Kendisi bu bisiklet yoluna Kolelinia ismini takmış. Angelov’un tasarımı, bir kuleye bağlanacak olan ve aynı zamanda U şeklinde kenarları olan birçok metal kabloyu içinde barındırıyor. Birçok yönden teleferik sistemine benzese de bu sistemde hiç elektrik kullanılmayacak olması, tasarımı farklı kılan yönlerden biri. Sistem kurulunca, sürücüler bisikletlerini girişe kadar sürecekler, daha sonra bisikletlerini U şekilli kablolara yerleştirecekler. En son aşamda ise bisikletlerinin özel olarak dizayn edilmiş gidonlarını güvenlik kablolarına takcaklar. Böylece maksimum güvenlik elde edilmiş olacak. Her ne kadar konsept resimleri görünce içimizde aşağı düşme telaşı oluşsa da, Angelov, güvenlik konusunda bir eksiği olmadığını, en büyük sorunumuzun önümüzde yavaş hızlarla seyreden bir bisiklet sürücünün olduğunu söylüyor.

Bisiklet Taksinin İçinden Geçecek

New York City’de düzenlenen yarışma için kalemlerini eline alan tasarımcılar, birbirinden farklı taksi araç modelleriyle yarışa dahil oldu.

New York City’de düzenlenen yarışma için kalemlerini eline alan tasarımcılar, birbirinden farklı taksi araç modelleriyle yarışa dahil oldu. İçlerinden en ilginci ise “Tünel Taksi” ismini taşıyan araç tasarımıydı.

Ortası bisiklet sürücüleri için açık olan ve bisiklet sürücülerinin trafikte bu araçların ortasından geçerek yoluna devam edebilmesini sağlayan araç, bu sayede bisiklet sürücülerinin trafikte rahatça ilerleyebilmesini sağlamayı hedefliyor.

Ancak taksinin üzerinde yazan uyarılar, sorumluluğu tamamen bisiklet sürücülerine yüklüyor. Aracın hemen üstünde yazan “Cyclists enter at own risk” ile “Sorumluluk, bisiklet sürücülerine aittir” ibaresinin yanı sıra, plakanın üstünde yazan uyarıda ise “NYC not liable for injury for death” yani “New York City (NYC) sakatlanma veya ölüm kazalarından sorumlu değildir” ibaresi dikkat çekiyor.

Kırmızı Işıkta Durmayan Bisikletliye Otomobil Çarptı

Muratpaşa ilçesinin en işlek caddesi Güllük üzerindeki Varsaklı Kavşağı’nda kırmızı ışık ihlali yapan 19 yaşındaki Yasin Fıratın kullandığı elektrikli bisiklet’e Teomanpaşa Caddesi’ne geçiş yapan Ali Evim idaresindeki 07 CNF 09 plakalı otomobil, hızla çarptı.

Bisikletteki Yasin Fırat ve arkasında oturan arkadaşı 17 yaşındaki E.S., çarpmanın şiddetiyle önce yukarı fırladı, ardından yere düştü. Gençlere yardım için koşan çevredekiler, kazazedelerin yerden kalktığını görünce derin nefes aldı. Otomobil sürücüsü Ali Erim ise büyük şaşkınlıkla aracından inerek gençlere durumlarını sordu.

Kaza anı ise çevredeki güvenlik kameraları tarafından saniye saniye görüntülendi.

Antalya’nın en işlek caddesinde 19 yaşındaki gençin kullandığı elektrikli bisiklet, kırmızı ışık ihlali yapınca bir otomobil hızla çarptı. Kaza anı, güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi. İşte o görüntüler;

http://www.dailymotion.com/video/xgaxmp

Buz Tutmuş Gölde Bisiklet Keyfi

Sıcaklık derecesinin düşmesi kimi için trafiğin tıkanması , hayatın felç olması anlamına gelsede, Isının düşmesi bazı bölgelerimizde eğlence haline dönüştürülebiliyor. Özellikle doğu illerimizde görülen bu tür manzaralar, hayattan ve bisikletten alınacak olan keyfi, bisikletin vazgeçilmezliğini bizim bir kez daha anımsamamızı sağlıyor. Ardahan’ın Çıldır ilçesinde bulunan Aktaş Gölü, hava sıcaklıklarındaki düşüşle birlikte buz tuttu. Göl kıyısında bulunan Kenarbel Köyü’nde yaşayan çocuklar buz tutmuş göl üzerinde bisiklet sürmenin keyfini çıkardı.

Wilco, Seferihisar’da – Citta Slow

Wilco’nun Karavanı bu hafta ‘yavaş şehir’ akımının Türkiye’deki tek temsilcisi Seferihisar’da. Kuzeyli gezgin, turuna Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer’le yaptığı bisiklet turuyla başlıyor, yavaş şehrin ne demek olduğunu ondan öğreniyor.


Yavaş Şehir – Citta Slow Nedir ? Aslında ”Yavaş Şehir ne değildir?” sorusuna verilebilecek cevaplar bu ütopya gibi görünen ama gerçekleştirilmiş örnekleri bulunan projeyi anlamakta daha etkili bir yol olabilir.



Birçok yerde okuyabileceğiniz resmi kayıtları aktarmak istemiyorum. Madde madde kriterleri sıralamak bu projeyi matematiksel bir denklem havasına sokuyor ki bu haksızlık olur. Kriterler resmi görevlilerin alanına giriyor.



Küçük bir kasaba düşleyin; doğası bozulmamış, dev marketlerde bir ekmek alabilmek için kuyrukta bekleyen insanlar yok, korna sesleriyle uyanmıyorsunuz. Hayatınız koşuşturarak geçmiyor. Yediğiniz içtiğiniz herşey yaşadığınız yörenin doğal ortamında sağlıklı bir şekilde yetiştiriliyor. Pizza ya da hamburgerle değil doğru düzgün yemeklerle besleniyorsunuz. Arabaya değil bisiklete biniyorsunuz. Çevre kirliliği yok. Gürültü patırtı yok. Etrafınızda gözü rahatsız eden bir yapılaşma yok.



Herşeyin hızıyla değer kazandığı günümüzde gerçekten ütopya gibi ya da şehir hayatından bezmiş çoğunluğun emeklilik hayali gibi bir proje.


Incoming search terms:

Bisiklet Dünyasında Türk Alman İşbirliği Kuruldu

Antalya’nın Alanya ilçesinde biraraya gelen Türk ve Alman Bisiklet Milli Takımı Antrenörü ve yöneticileri Alaiye Otel’de basın toplantısı yaptı. Toplantıya Almanya Bisiklet Federasyonu Asbaşkanı ve Nordrhein-Westfalen Eyaleti Federasyon Başkanı Toni Kirsch, Bavyera Eyaleti Federasyon Başkanı Toni Hornung, Türkiye Bisiklet Milli Takım Antrenörü Suat Torgay ve Milli Takımlar Kamp Sorumlusu Ahmet Harmancı katıldı.

Milli Takım Antrenörü Torgay, Türk ve Alman Bisiklet Milli takımlarının Trabzon’daki 11. Avrupa Gençlik Olimpik Oyunları ve 2012 Londra Olimpiyatları’na ortak çalışma programıyla hazırlanmak üzere protokol imzaladıklarını kaydetti. Torgay iki ülke takımının da hedefinin bu müsabakalardan başarılı sonuç elde etmek olduğunu söyledi. Hazırlık sürecinde takımların Türkiye ve Almanya’da birlikte kamp yapacaklarını belirten Torgay, düzenlenen müsabakalar ve kamplarda sporcuların performansını en üst seviyeye çıkarmaya çalışacaklarını ifade etti.

Türkiye Bisiklet Milli Takımı’nın Avrupa’da başarılı konumda olduğunu anlatan Torgay, şunları söyledi:
”Bisiklet milli takımımız Avrupa’da ülkeler arasındaki genel klasmanda 3. sıraya yükseldi. Ferdi klasmanda ise birinciliği sporcumuz Kemal Küçükbay taşımakta. Mart ayından itibaren Avrupa’da zorlu yarışlar yapılacak. Bu açıdan yerimizi korumak da zor olacak. Ortak çalışmalarımızın bir amacı da bu müsabakalardan mümkün olabildiğince yüksek puan alabilmek. Şu anda gelecek açısından sporcularımızdan umutluyuz. Alman Bisiklet Milli Takımı ile ortak yapacağımız kamp çalışmalarında da sporcularımızın performansını yükseltmeyi hedefliyoruz. Her iki ülke takımının da hedeflerinin ortak olması nedeniyle başarılı bir hazırlık süreci gerçekleştireceğimize inanıyorum.”

-TONI KIRSCH-
Almanya Bisiklet Federasyonu Asbaşkanı Toni Kirsch ise Trabzon’da Temmuz ayında yapılacak Avrupa Gençlik Olimpik Oyunları öncesinde takımların ilk olarak Manavgat’ta daha sonra da şubat ayında Almanya’da kampa gireceklerini söyledi. Genç bisikletçilere daha fazla önem verdiklerini ifade eden Kirsch, olimpiyatlarda 17 ve 19 yaş altındaki sporcuların daha fazla yer alacağını kaydetti. Kirsch, iki ülke takımının hazırlık sürecinde birlikte çalışma yapmasının sporcuların performansına olumlu katkı sağlayacağını belirtti.

Kirsch, Türk Bisiklet Milli Takımı hakkındaki görüşlerini şöyle açıkladı:
”Türk Bisiklet Milli Takımı ile Alman sporcuların kamp çalışmaları başlangıçta zor oldu. Ancak sporcuların birbirini tanıması ve ortak çalışma programı yapılmasıyla zorluklar aşıldı. Sporcularımızın performansını yükseltebilmesi için 3-4 yıllık çalışma süreci lazım. Türkiye’de yetenekli genç bisikletçi çok fazla. Çalışmalarımızda genç sporcuları 2016 Olimpiyatları’na da hazırlayacağız. Avrupa Gençlik Olimpik Oyunları’nda başarı elde etmeyi hedefliyoruz. Şansa da ihtiyacımız olacak ama hedefimiz 2012 Olimpiyatları’na katılmak olacak.”

İki ülke takımları, 3 yıldır ortak çalışma programı gerçekleştiriyor.