Sponsorlar

Sponsorlar

Smart Trike

Bebekler de bisiklete biner mi ? demeyin. JOKER Mağazaları’nda satılan 6 ay ve üzeri bebekler için özel geliştirilmiş, bol ödüllü Smart Trike Recliner ile büyümesini beklemeden bebeğinize bisiklete binme keyfini yaşatabilirsiniz. Smart Trike Recliner, bebeğe güvenli ve rahat bir sürüş pozisyonu sağlamanın yanında multi-pozisyon ayarlanabilir tutamaçları ile ebeveynlerin bisikleti kolayca yönlendirmesine, freni bırakıldığında ise bebeğin bağımsız olarak sürüş keyfini yaşayarak, eğlenmesine imkan veriyor.





Ayarlanabilir koltuğunun sırt desteğinin arkaya doğru yatırılması sayesinde bebeğiniz uyuduğunda da güvenle kullanabileceğiniz Smart Trike Reclineer’ın çeşitli renklere sahip dayanıklı kılıfı çıkarılarak yıkanabiliyor.




Ebeveynler için kullanışlı ve pratik bir çantası da bulunan Smart Trike Recliner JOKER Mağazaları’nda 349 TL’ye satışa sunuluyor.Smart Trike Recliner, Toy Innovation Awards 2009′da eğlence ve spor kategorisinde birincilik, Right Start Award kapsamında, 0-3 yaş kategorisinde en iyi oyuncak, “Otur ve Sür” kategorisinde ise “Altın Ödül” olmak üzere pek çok ödülün de sahibi.





6 ay ve üzeri bebekler için geliştirilmiş ve bu özel ürüne sahip olmak isteyen anne ve anne adaylarının yapması gereken tek şey; en yakın JOKER Mağazası’na uğramak veya www. joker.com.tr’yi ziyaret etmek.




Anne ve anne adaylarına sunduğu geniş ürün çeşitliliği ile farkını gösteren JOKER Mağazaları, bebeklerin beslenmeden dinlenmeye, seyahatten gezintiye, tuvalet eğitiminden banyo zamanına, sağlık ve bakımından güvenliğine, oyuncaktan giyimine kadar tüm ihtiyaçlarına aynı çatı altında cevap veriyor.


Haberin Videosu
http://www.dailymotion.com/video/xccb7n

Incoming search terms:

Kampüste Bisikletli Yaşam Projesi Hayata Geçirildi

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya ÖZCAN, Gaziantep Valisi Süleyman Kamçı, YÖK Yürütme Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Muhittin Şimşek, Prof. Dr. Durmuş Günay, Prof. Dr. Berrak Kurtuluş, çok sayıda il protokolü, akademik ve idari personel ile öğrencinin katılımlarıyla; 19 Şubat 2010 Cuma günü, “Kampüste Bisikletli Yaşam Projesi”  hayata geçirildi.




Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Gaziantep Üniversitesi’nin ‘Kampüste Bisikletli Yaşam Projesi’ kapsamında geldiği Gaziantep Üniversitesi’nde, halk oyunları ekibi tarafından davul – zurna eşliğinde karşılandı.




Açılış töreninde konuşan Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. M. Yavuz Coşkun, ‘Kampüste Bisikletli Yaşam Projesi’yle, öğrencilerimiz kampus alanı dışına çıkmamak kaydıyla bisikletlerle ulaşımlarını sağlayabileceklerini ve hiçbir ücret ödemeden, bisikletleri istedikleri yerde bırakabileceklerini söyledi.




YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Gaziantep Üniversitesi’nde bisiklet projesini tanıtırken deneme sürüşü yaptı. Denemek için bindiği bisikletten hiç inmeyen Prof. Dr. Özcan’a çok sayıda protokol üyeleri da eşlik etti.




“Kampuste  Bisikletli Yaşam Projesi”nin açılışını yapan YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, açılışı yapılacak olan Mühendislik Fakültesi Dekanlığı Binası’na kadar bisikletle gitti. Fen ve Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü Yeni Hizmet Binası ve BESYO Yeni Hizmet Binasının açılışını yapan Özcan, bisiklet performansıyla göz doldurdu.


Haberin Videosu
http://www.dailymotion.com/video/xcca2h





Nike Human Chain

Herkes yere yığılabilir, peki ayağa kalkman ne kadar sürecek ?  sloganıyla hazırlanan reklam filminde bisikletinin tepesindeki Lance Armstrong’tan dövüş sanatları çalışan altı yaşındaki bir çocuğa kadar herkes için, hareketin sporcuları birbirine bağlayan evrensel bir dil olduğu anlatılıyor.60 saniye süren filmde Oscar Pistorius, Sergio Aguero, Deron Williams, Maria Sharapova, Mike Spinner, Quinton “Rampage” Jackson, LaDainian Tomlinson ve Lance Armstrong’un yanı sıra daha az bilinen sporcular da rol alıyor ve tüm sporcular sürekli bir hareket zinciriyle birbirine bağlanıyor.





Sevilen İngiliz grup The Hours’un “Ali In the Jungle” şarkısının kullanıldığı reklam filmini, merkezi Portland’ta bulunan reklam ajansı Wieden+Kenedi hazırladı.





Haberin Videosu

Incoming search terms:

İstanbul’da Bisiklete Binene Uzaylı Gibi Bakıyorlar

Onlar İstanbul’da yaşayan dört arkadaş: Onno Kervers (54) İstanbul’daki Hollanda Başkonsolosu. Daniel Stork (33) konsoloslukta kültür ataşesi. Antonio Gil de Carrasco (55) İstanbul Cervantes Enstitüsü’nde direktör. Grubun dördüncü üyesi ise bizim “milli damat”, yani geçen yıl Avrupa Birliği-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanlığı’nı bıraktıktan sonra gazeteci Nevin Sungur ile evlenip İstanbul’a yerleşen Joost Lagendijk. Antonio Gil de Carrasco dışında herkes Hollandalı; kendi kültürlerini İstanbul’da da yaşamaya kararlılar. Nasıl mı? Tabii ki bisiklet kullanarak!




Şehrin bu karmaşasına, özellikle de yoğun trafiğe adeta meydan okuyorlar. Belediye çukurları, agresif taksi şoförleri, sokaklardaki insan seli, “Ne işiniz var burada?!” diye bağıranlar vız geliyor onlara. Pedala kuvvet, bisikletleriyle dolaşıyorlar İstanbul sokaklarında. Özellikle de haftasonları buluşup Boğaz’da turlamayı ya da vapura atlayıp adalara gitmeyi ihmal etmiyorlar. “Biz Hollandalılar bisikletlerimizden ayrılamayız. Hollanda’dan bisikletlerimizle birlikte geldik. Bu hafta sonu Karadeniz sahillerine gideceğiz” diyor Başkonsolos Onno Kervers. İspanyol arkadaşları Antonio Gil de Carrasco’yu da “kendilerine benzettikleri” bu “Hollanda grubuyla” geçtiğimiz günlerde bir araya geldik. Joost Lagendijk şehir dışında olduğu için söyleşimize katılamadı. Biz de İstanbul’un kaotik ortamında yaşadıkları bisiklet maceralarını arkadaşlarından dinledik…



Bisikletlerinizden bu karmaşık şehirde bile vazgeçmemişsiniz…

Onno Kervers: Evet. Biz Hollandalılar bisiklete binmeye bayılırız. Bu bizim ulusal kültürümüz. İstanbul’a görev için gelirken bavulumla birlikte Hollanda’dan bisikletimi de getirdim. Gerçek bir Hollandalının tek bir bisikleti olmaz. Gezmek için ayrı, alışveriş için ayrı, yük taşımak için ayrı… Benim de üç bisikletim var. Ama İstanbul’a sadece bir tanesini getirdim.

Eşiniz de bisiklete binmeyi seviyor mu?

Onno K.: Evet, ama İstanbul’da binmiyor. Korkuyor. Arkadaşlarımla gezdiğimde beni çok merak ediyor.



Ama İstanbul sokakları da korkulmayacak gibi değil. Trafik, belediye çukurları…

Onno K.: Başıma henüz bir şey gelmedi. Dikkat ediyorum. Bisiklet kullanırken mutlaka kaskımı takıyorum ve düşmemeye çalışıyorum. Tabii ki trafik tehlikeli. Ama biz arkadaşlarla tura çıktığımızda genellikle sakin yolları ve kalabalığın çok fazla olmadığı sabah saatlerini seçiyoruz. Boğaz’da geziyoruz. Bazen vapura binip Büyükada’ya gidiyoruz. Adayı birkaç kez turlayıp geri geliyoruz.  

Peki bu şartlarda, stres içinde bisiklete binmenin neresi zevkli ya da “sağlıklı”?

Onno K.: Biz eğleniyoruz. Nerede olursanız olun, bisikletin üzerinde olmak insana huzur veriyor. Kendinizi özgür hissediyorsunuz. Bu şehrin trafiğinde bazen korktuğum oluyor. Ama bu da eğlencenin bir parçası. İstanbul’da bisiklete binmek yarı keyif, yarı korku. Biraz adrenalin bisiklete binmeyi aslında daha da zevkli hale gertiriyor.

Daniel Stork: Türkiye’deki en iyi şey, bisikletlerimizi her yere götürebilmemiz. Mesela bisikletle vapura, trene, metroya bile binebiliyoruz. Bu konudaki rahatlık güzel.



Daha doğrusu, “Buralarda bisiklet için kural yok”…

Daniel S.: Evet, bazen insanın hayatını kolaylaştırabiliyor. Özgür oluyorsunuz.

Başınıza komik şeyler geliyor mu İstanbul sokaklarında?

Antonio Gil de Carrasco: Bazen insanlar bir yaratıkmışsın gibi sana garip garip bakıyorlar. Bazen de “Çok şişkosun, bisikleti zor kullanırsın, arabaya binsene” diyenler oluyor. Ben de “Zayıflamak için biniyorum zaten” diyorum.



Hiç yolda kaldınız mı? Mesela lastik patladı mı?

Onno K.: Özel ekipmanımı hep yanımda taşırım, bütün tamir işlerini kendim yaparım. Yolda kalmak sorun değil bu yüzden.

Antonio G.d.C.: Bir keresinde Ortaköy’de lastiğim patladı, zincir çıktı. Mutsuz ve çaresiz bir şekilde bisikletin başında, boynum bükük oturuyordum. Bir taksi yanımda durdu, şoför “Üzülme, üzülme” diyerek bir sandviçle bir muz uzattı bana. Tamir işinden hiç anlamam. Tamir edeyim derken daha da parçalarım bisikleti.

Daniel S.: Ben de öyleyim. Bu yüzden konsolosun yanından pek ayrılmayız. Tamir konusunda çok becerikli.



Bu hafta sonu yolculuk ne tarafa doğru?

Daniel S.: Antonio’nun ısrarıyla Sarıyer’den yola çıkıp bisikletlerimizle Karadeniz sahillerine gideceğiz.

Antonio G.d.C.: Evet, ama önce vasiyetimizi yazacağız! Kimbilir yolda başımıza neler gelir.

Daniel S.: Daha önce Şile’ye ve Polonezköy’e de gittik. Oralar çok güzel, yeşillik var. İstanbul’da maalesef yeşillik görmek pek mümkün değil. Geçtiğimiz yaz büyük bir bisiklet turu yaptım.

Nereye gittiniz?

Daniel S.: Türk kız arkadaşım var. Onunla birlikte İstanbul’dan Alaçatı’ya gittim. Sahili takip ettik hep. Botlara binip Yunan adalarına da geçtik. Türkiye’de bisiklete binilebilecek çok güzel yollar var.



İstanbul’da her şeye rağmen halinizden memnun gibisiniz…

Onno K.: Kesinlikle. Bu şehre bayılıyorum. Kendimi evimde hissediyorum. Orhan Pamuk’u okuduğumda ve Ara Güler’in fotoğraflarına baktığımda eski İstanbul sanki daha romantikmiş gibi geliyor ama yine de bu şehir çok güzel. Sorunlarla bir şekilde başa çıkılıyor.

Antonio G.d.C.: Uzun yıllar Ortadoğu’da yaşadım. Mısır, Lübnan, Suriye, İsrail gibi ülkeleri dolaştım ama İstanbul’dan daha güzel bir şehir görmedim. Burada yaşadığım için çok mutluyum.

Daniel S.: Bir bisiklet projesi yapmak var aklımızda. İnsanları İstanbul’da bisiklet kullanmaya özendirmek istiyoruz. Elbette koşullar çok uygun değil. Bisiklet yolları yok, arabaların size çarpma tehlikesi var, ama yine de bisiklete binmek imkansız değil.



Onno K.: Geçenlerde Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’la görüştüm. Ona bisiklete bindiğimi söyledim. Çok ilgilendi. Birlikte Beyoğlu sokaklarında bisiklete binmeye karar verdik. O büyük gün geldiğinde size haber veririm. Bu tür aktivitelerle insanlar bisiklete yönlendirilebilir.



Ama Türkler nedense arabalarına âşık. O koca ciplerinden ayrılıp bisiklete binmeleri biraz zor gibi…

Daniel S.: Evet, bisiklete binmek Türklerin gözünde prestijli, “havalı” bir durum değil. Hollanda’da milletvekilleri, bakanlar bile işe bisikletleriyle gider. Herkesin bisikleti vardır, bebeklerin bile. Yaklaşık 12 milyon bisiklet var ülkemizde. Biz spor olsun diye de kullanmıyoruz bunu. Bu bizim bir yerden bir yere gitmek için kullandığımız araç. Başka araçlar pratik ve mantıklı gelmiyor. Büyük bir arabaya bir insanın ihtiyacı yok

Incoming search terms:

Elektrikli Bisikletin Pazarı Hızla Büyüyor

Detroit’te elektrikli otomobil tasarımları tanıtılıyor. Çin’de ise otoyollara ve demiryollarına büyük yatırımlar yapılıyor. Ama New York’taki dağıtım elemanları, Almanya’daki postacılar ve Kanada’dan Japonya’ya kadar birçok ülkede işe gidip gelen milyonlarca insan, ulaşımdaki tesadüfî bir değişime katılıyor. Her şey şu anda tahminen 120 milyon elektrikli bisikletin yollara çıktığı Çin’de başladı. Oysa 1990′larda bu araçların sayısı birkaç bindi.




Hızla geleneksel bisiklet ve motosikletlerin yerini alan bu araçlar, çoğu kişinin arabalarını bir kenara bırakmasını sağladı. Çin’in hızla büyüyen elektrikli bisiklet sanayisi, dünya çapında ilgi uyandırarak Hindistan, Avrupa ve ABD’deki satışları artırıyor. Çin çok sayıda bisiklet ihraç ederken, kendi modellerini üretmek isteyen Batılı imalatçılar da onu taklit ediyor. On yıl önce nerdeyse hiç bilinmeyen elektrikli bisiklet sektörü, dünya çapında yıllık 11 milyarlık dolarlık hacme ulaştı.




Manhattan’da elektrikli bisikletiyle dolaşan 78 yaşındaki Roger Phillips, “Bu inanılmaz. Tepelere bile tırmanıyor” diyor. Bağımsız sektör danışmanı Edward Benjamin, elektrikli bisikletin bisiklet imalatçılarının başına konan “talih kuşu” olduğunu söylüyor. Hollanda’da geçen yıl satılan bisikletlerin üçte biri elektrikliydi.




Sektör uzmanları Avrupa’nın başka yerlerinde de büyüme bekliyor. Bisiklet kullanımı yaşlı nüfusta daha fazla olduğu için, bu büyüme özellikle Almanya, Fransa ve İtalya’da gerçekleşebilir. Hindistan’da iki yıl öncesine kadar hiç satış olmazken, şu anda hızla büyüyen piyasa gelecek yıl Avrupa’yı geride bırakabilir. Hindistan’ın en büyük bisiklet ve motosiklet üreticisine ait Hero Electric’te idareci olan Naveen Munjal, “Son iki yıldaki büyüme inanılmazdı” diyor. Munjal, 2009′da 100 bin adet olan satışların 2012′de 250 bine ulaşacağını tahmin ediyor.




ABD piyasasındaki satışlar daha mütevazı olsa da (bazı tahminlere göre, geçen yıl yaklaşık 200 bin araç satıldı), bisiklet sektörü uzmanı Jay Townley, ilginin arttığını belirtiyor. Elektronik ürünler perakendecisi Best Buy haziran ayında, San Francisco, Los Angeles ve Portland’daki 19 mağazasında elektrikli bisiklet satmaya başladı. Küresel piyasa büyürken iki tip elektrikli bisiklet öne çıkıyor. Birincisi pedallı standart bisikletlere benzese de, istendiğinde veya sürücü pedal çevirince devreye giren elektrikli motoru var. Çin’deki elektrikli bisikletler ise, pille çalışan daha büyük araçlar. Pedalları var ama çok kişi onları kullanmıyor.




Saatte 50 km kadar hız yapabilen bu bisikletler, dolu batarya ile 80 km gidebiliyor. Bu büyük modeller, küresel ulaşım planlamacılarına zor anlar yaşatıyor. Çünkü bunları çevreci bir ulaşım biçimi olarak kabul etmekle, güvenlik riski yarattığı için yasaklamak arasında karar veremiyorlar. “Asya Şehirleri için Temiz Hava Girişimi” adlı gruptan Cornie Huizenga, elektrikli bisikletlerin Çin’deki araba kullanımını azalttığını söylüyor. Bu bisikletlerin kilometre başına yaptığı sera gazı salımı, arabalara kıyasla çok daha az. Ama Çin’deki model ömrü boyunca beş batarya kullanıyor.




Her bataryada 10 ile 14 kg arasında kurşun var. Sıkı geri dönüşüm programlarının uygulanmadığı bölgelerde çevre kirliliği yaratma olasılığı fazla. Elektrikli bisiklet sürücülerinin kazada ölme veya yaralanma ihtimali de araba sürücülerine kıyasla yüksek. Artan bisiklet trafiğiyle birlikte, Çin’deki ölümlü kaza sayısı da yükseldi. Bu araçları kullananlar, genelde daha yavaş giden bisiklet ve yayaların kullandığı bisiklet yollarını tercih ediyor.




Bu da kaza olasılığını artırıyor. New York’ta ve Avrupa’nın değişik yerlerindeki sürücüler, bu yolları kullanınca normal bisiklet sürücülerince rahatsız edildiklerini söylediler. Dükkâna giderken bindiği elektrikli bisikletin her zaman dikkat çektiğini söyleyen 71 yaşındaki Hollandalı Jessy Wijzenbeek-Voet, “İnsanlar bana bakıp, ‘Bu kadın nasıl bu kadar hızlı gidebiliyor?’ diye merak ediyor” diyor.

Incoming search terms:

Dan Martin’in Hedefi Büyük

Mayıs’ta Kanada’dan başlayacağı 18 aylık küresel triatlon için antrenmanlarını ve bağış toplamayı sürdüren Dan Martin, Kanada’nın Nova Scotia sahilinden Fransa’nın Brest kentine kadar 5 bin kilometre yüzdükten sonra, Avrupa’yı bisikletle geçmeyi planlıyor.28 yaşındaki öğretmen Rusya ve Sibirya’yı yılın en soğuk zamanında katedip, Bering Boğazı’ndan Alaska’ya geçtikten sonra tüm Kanada’yı koşarak aşmayı ve yüzmeye başladığı Nova Scotia’ya ulaşmayı amaçlıyor.







Bu inanılmaz mücadelesinde tüm dünyadaki öksüz ve yetim çocuklar için en az 1 milyon sterlin toplamayı hedefleyen maceracı Martin’in seyahatinin en uzun kısmı, 4 ay civarında sürmesi beklenen Atlas Okyanusu’nu yüzerek geçmek olacak.







Martin, Atlantik’i geçerken kendisine bir teknede herşeyi kaydedecek bir kameramanın da bulunduğu 5 kişilik bir ekip eşlik edecek. Kimi yerleri 8 santigrat derece sıcaklığındaki okyanusta günde 8 saat yüzecek Martin, günde üç kez de mola verecek.





Okyanustaki köpekbalığı, donma gibi tehlikelerin ardından maceracı sporcuyu Sibirya’yı yılın en soğuk zamanında bisikletle geçerken kurtlar, kutup ayıları ve diğer tehlikeler bekliyor. Kendisini ekstrem sporcu olarak tanıtan Martin, daha önce Londra’dan Güney Afrika’nın Cape Town kentine bisikletle gitmişti.


Haberin Videosu

Konya’da Fıkra gibi Bisiklet Yolu

Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından Şefikcan Caddesi üzerine yapılan bisiklet yolu, görenleri şaşırtıyor.Kaldırımda başlayan bisiklet yolu bir evde bitiyor. Evin yanından yeniden başlayan bisiklet yolunu önüne çıkan ev kesiyor. Evden sonra yeniden başlayan bisiklet yolunun önüne bu kez bir bahçe duvarı çıkıyor. Bahçeden sonra yeniden başlayan bisiklet yolu, trafik ışıklarına kadar uzanıyor. Konya’daki çevre duvarından hemen sonra başlayan yol trafik ışıklarına kadar devam ediyor.




Konya Motosiklet ve Bisiklet Tamircileri Odası Başkanı Ahmet Çal, Türkiye’de en çok bisiklet bulunan ilin Konya olduğunu belirterek 450 binin üzerinde bisiklet bulunduğunu söyledi. Çal, “Ancak bisiklete binenlerin en büyük sorunu bisiklet yolları. Bazı bisiklet yolları kaldırımla birlikte başlıyor ve ilk önce evin duvarına gelerek kesiliyor. Duvarın diğer tarafına geçtikten sonra yeniden başlayan yol 3-4 metre gittikten sonra başka bir eve ait bahçe duvarı ile kesiliyor. Bu engelden sonra da bisiklet yolu yeniden başlıyor. Böyle bir yolda bisiklete binen vatandaşımız mecburen bisikletinden inerek trafiğe açık olan yola inecek” dedi.





Konya’da ilçe belediyelerinin de bisiklet yolu yapması gerektiğine dikkat çeken Ahmet Çal, özellikle şehir merkezinde bisiklet yollarının yapılmasını istedi. Konya’nın arazisi düz olduğu için birçok kişinin bisiklete binmeyi tercih ettiğini ifade eden Ahmet Çal, “Tabii bunun yanında spor için bisiklete binenler de var. Vatandaşlarımız ne kadar çok bisiklete binerse trafik sıkışıklığı da o kadar önlenmiş olur” diye konuştu.Ahmet Çal, şehir merkezinde yapılan bazı bisiklet yollarının bozulduğunu ve genellikle araçlar tarafından park yeri olarak kullanıldığını söyledi.





HALK DUVARLARIN YIKILMASINI İSTEMEDİ

Konya Büyükşehir Belediyesi yetkilileri de Şefikcan Caddesi üzerinde bulunan ilginç bisiklet yolu ile ilgili açıklama yaptı. Yetkililer, “Kamulaştırma yapılarak bu yol açıldı. Ancak bazı vatandaşlarımız kaldırım ve bisiklet yolu üzerinde bulunan ev ve bahçe duvarlarının yıkılmasını istemedi. Vatandaş rıza göstermediği için de yıkım yapılmadı. Ancak önümüzdeki günlerde bu yolda şerit daraltımına gidilerek bisiklet yolu ile ilgili gerekli düzenleme yapılacak” dedi.



Incoming search terms:

Ballerini Hayatını Kaybetti

İtalya Bisiklet Federasyonu’nun internet sitesinden yapılan açıklamaya göre, sabah erken saatlerde katıldığı bir amatör ralli şampiyonasında, Alessandro Ciardi’ye yardımcı pilotluk yapan 45 yaşındaki Ballerini, aracın yoldan çıkıp kaza yapması sonucu yaşamını yitirdi.Olay yerindeki sağlık ekiplerinin, Ballerini’yi 45 dakika boyunca hayata döndürme çabası sonuçsuz kaldı. Kalçası kırılan pilot Ciardi’nin ise hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtildi.





Ballerini, 2001 yılından bu yana çalıştırdığı İtalya Milli Takımı’na 4 dünya, 1 de olimpiyat şampiyonluğu kazandırmıştı.Evli İtalyan antrenörün, 2 çocuğu bulunuyor.

Türkiye’nin İlk Yavaş Şehri Seferihisar

1986’da ‘fast food’ kültürüne tepki olarak doğan hareketin simgesi salyangoz, sonunda Türkiye’ye ulaştı. Zamanın daha yavaş aktığı bir yer haline gelmek için gereken kriterleri hızla tamamlayan Seferihisar, artık Türkiye’nin ilk ‘Cittaslow’u (yavaş şehir).Beş yıldızlı oteller yerine butik otellerin inşa edildiği, yerel kültüre sahip çıkarak sakin yaşam tarzının benimsendiği, gürültü kirliliğine ve trafiğe karşı yoğun önlemlerin alındığı ‘Cittaslow’lar, son yıllarda klasik tarzdaki tatil anlayışını değiştirdi.





Bu düşünceden yola çıkarak Seferihisar’ı sakinliğiyle bir turizm çekim merkezi haline getirmek isteyen CHP’li Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer’in altı aylık çabaları meyvesini verdi. Seferihisar Türkiye’den ‘Cittaslow’ seçilen ilk yer oldu.İtalya’da Cittaslow sertifikasını törenle aldıktan sonra dönüşte açıklamalarda bulunan Tunç Soyer, İzmir’in EXPO 2015 adaylığını hatırlatarak “EXPO 2015’te benzer duyguları yaşamayı çok istemiştik. Seferihisar’da bunu başardık. Alınan sonuç bizim için onur verici. Seferihisar ve Türkiye için bir milat” diye konuştu.






Soyer, altyapı, çevre, kent estetiği, misafirperverlik ve yavaş yemek gibi başlıklar altında 52 kritere göre değerlendirildiklerini söyleyerek yüzde 50 başarı gerekirken yüzde 73’lük uygunluk sağladıklarına işaret etti.






Cittaslow’un bir dünya projesi olduğunu belirten Başkan Soyer, projede Türkiye’nin 19’uncu ülke, Seferihisar’ın da 129’uncu kent olduğunu dile getirdi. Seferihisar’la birlikte seçilen ABD kentinin bunun için iki yıl uğraştığına dikkat çeken Soyer, kendilerinin ise altı ayda sonuç almayı başardığını söyledi. Bundan sonraki aşamada birçok ortak proje geliştirileceğine değinen Soyer, Cittaslow Bilim Komitesi başkanlarıyla görüştüklerini ve önümüzdeki dönemde üniversiltelerde bu projenin anlatılacağı konferansların verileceğini duyurdu.






Cittaslow konseptinin Türkiye için çok uygun bir model olduğunu, bunu kazanacak onlarca kasaba bulunduğunu vurgulayan Soyer, kendi adaylıkları gündeme geldiğinden beri 60 kadar yerleşim yerinin ‘cittaslow’ olmayı planladığını da vurguladı.



Esnafa da ‘slowfood’ eğitimi


İlçenin Cittaslow kapsamına alınması ve bunun tanıtım sağlaması ilçedeki esnafı da umutlandırdı. Kafeterya işleten Nihat Apaydın, belediyenin sağlıklı beslenme konusunda organize ettiği eğitim programına katılarak ‘Slowfood’ sertifikasını almış bile: “Esnaf olarak işlerimizin artacağını düşünüyoruz. Yabancı turistler geldiğinde bu sertifika olan yerleri tercih ediyor öncelikle. İyi bir tanıtım oldu bence. İlçemizin ismi bugüne kadar duyulmadığı kadar duyuluyor.”




Belediye tarafından esnafa verilen yavaş yemek, turizm ve misafirperverlik konularındaki kurslar bir yandan devam ederken,  köy pazarı, el işi pazarı ve ilçe pazarında naylon poşet uygulamasının kalkması çalışmaları da hızla ilerliyor.İlçede yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Belediye Başkanı Tunç Soyer, yeniliklerden en ilginci olan güneş enerjili bisiklet projesinin ilk kullanıcısının da kendisi olacağını ifade ederek ,“Makam aracı olarak ben de güneş enerjili bisiklet kullanacağım. Bu proje kapsamında kurulacak fabrikada üreteceğimiz bisikletleri yavaş şehir adayı  kentlere ve Türkiye’de başka uygun yerlere de satmayı planlıyoruz” dedi.



Zabıta da kullanacak


İlk etapta  Haziran’a kadar prototip olarak 100 adet bisiklet üretileceğini söyleyen Soyer şöyle devam etti: “Bu bisikletler üç tekerlekli ve güneş enerjisiyle çalışıyor. Gürültü sıfır, kirlilik sıfır. Yaygınlaştığı taktirde yağışlı havalarda bile kullanılabilecek biçimde üretilebilecek. Küçük değişikliklerle kamu hizmetinde de kullanılabilir. Zabıta, ilk yardım gibi. Paris’teki gibi ilçenin 3-4 noktası arasında kullanılacak. Kullanmak isteyen vatandaşlar bisiklet garajına gelip alacak. Daha sonra kendisi için almak isteyen vatandaşlarımıza da satılacak.”




Başkan Soyer, Seferihisar’da 7 Şubat tarihinden itibaren pazarlarda esnafın tek tip önlük takacağını ve kese kağıdı kullanacağını da açıkladı. Soyer, bakkallarda da veresiye defteri, kollluk ve tozluk gibi esnaf alışkanlıkların geri getirileceğini söyledi.




İtalyanca Citta (şehir) ve İngilizce slow (yavaş) kelimelerinden oluşan Cittaslow’un kökeni, fast food’a karşı tepkiye dayanıyor. 1986 yılında Amerikan tarzı hızlı yiyecek (fast food) zincirine karşı çıkılarak, İtalya’da ‘Yavaş Yiyecek Birliği’ oluşturuldu. 1989 ’da Paris’te uluslararası boyut alan birliğin, bugün 100’den fazla ülkede 80 bin üyesi bulunuyor.





Yavaş yiyecek kavramından esinlenen ‘Yavaş Şehir Hareketi’nin temeliyse 1999 yılında İtalya’nın Chianti bölgesindeki Greve kentinde, 30 kadar yavaş yiyecek kentinin katılımıyla atıldı. İlk bildirgede, küreselleşmenin iletişimi, kaynaşmayı ve değişimi kolaylaştırmasına karşılık farklılıkların törpülenerek, tek bir model insan oluşturmaya doğru gittiği ve sonunda sıradanlığın hakim olacağı bir düzenin yaratılacağı endişeleri dile getirildi.





Bu sonuçlara karşı yerel değerlere sahip çıkılması, bu değerlerin korunması ve geliştirilmesi amacıyla yavaş şehirler kavramı çerçevesinde bir ağ oluşturuldu.Yavaş şehir olabilmek için çevre politikaları, altyapı, kentin dokusunun kalitesi, yerel üretim ve ürünlerin desteklenmesi, konukseverlik gibi kriterler gerekiyor. Kriterleri sağlayıp bu şehirlerin logosu olan salyangozu kullanabilmeye hak kazanan merkezler, düzenli olarak denetimden geçiriliyor.





“Yavaş şehir” olabilmek için nüfusun 50 binden fazla olmaması ve 50′den fazla kriteri karşılamak gerekiyor. Sadece şehirler değil kasabalar da “yavaş şehir” unvanını alabiliyor.Avustralya, Güney Kore, Norveç, İspanya, Hollanda, Almanya, İngiltere, İskoçya, İsveç gibi ülkelerde 100’e yakın şehir şu anda “yavaş şehir” sertifikasına sahip.





Gereken kriterler ise şöyle: Enerji tasarrufu planlamasına önem verilmesi, kültürel ve tarihi değeri olan tarihi merkezlerin korunması ve geliştirilmesi için çalışmalar yapılması, trafik güvenliğinin planlanması, devlet binaları ve okullar arasında bisiklet yollarının yapılması, kentin yerel bölgesinin yiyeceklerini ön planda tutması.


Haberin Videoları
http://www.dailymotion.com/video/xc4qiq http://www.dailymotion.com/video/xbbxy2

Bisiklete Binmek İstemez misiniz ?

GEÇEN yıl Paris’te gördüğüm bir uygulama çok hoşuma gitmişti.Kentin içine birçok bisiklet ve motosiklet garajları yapılmıştı.Paris Belediyesi, kent içindeki trafiği azaltmak, araçların girişini biraz olsun önlemek için kentin girişlerine yer altı otoparkları yapmıştı.İnsanlar buralara arabalarını bırakıp; tramvayla, metroyla, dileyen taksiyle…Ve asıl dikkatimi çeken bisikletlerle ve motosikletlerle kent merkezine gidiyorlardı.




Sonra da Paris’in farklı semtlerindeki garajlara bisikletlerini bırakıp işleri bittikten sonra da yine aynı yöntemle geri dönüyorlardı.Benzer bir uygulamayı Amsterdam’da da görmüştüm.Yaz kış, soğuk sıcak demeden Amsterdamlılar, bisikletlerine atlayıp keyifli keyifli sokaklarda geziniyorlardı.Paris, İstanbul kadar büyük bir kent…Ama insanlar çekinmeden ve özgürlüklerini yaşayarak bisikletlerine biniyorlar.Yıllardır bisiklete binmedim, motor kullanmadım.Düşünün…Benim gibi bu özlemi çeken insanlar yok mudur?




İzmir’de bisiklet garajları olsa, bizler için bunları birileri organize etse iyi olmaz mı? Bence çok güzel olur.Geçenlerde İzmir Yarış Pisti’nin Genel Müdürü Erol Hülagü’yle sohbet ederken bu konu açıldı.
Ben, Paris’te gördüklerimi anlattıkça o da geliştirdikleri bir projeden bahsetti.Şehirleşmenin getirdiği apartman yaşamıyla aslında eski alışkanlıklarımız da değişti.Kullandıktan sonra bisikletimizi koyacağımız güvenli ve temiz bir park yeri bulamıyoruz.Balkon veya apartman girişlerine koyamıyoruz.




Evde saklamak istesek, bu sefer de evde yer bulamıyoruz.Erol Hülagü’nün de önerisi işte bu yaşam gerçekleri üzerine oturuyor.Hülagü diyor ki: “Avrupa’daki gibi bisiklet garajları yapalım. Bisikletinizi görevliye teslim edin, size ait üye kartınızı geri alın. Görevli bisikletinizi askıya assın, boş zamanında temizlesin, bakımını yapsın. Siz üstünüzü değiştirip garaj yanındaki otoparktan aracınıza binip veya yürüyerek evinize, işyerinize gidin. Garaj yerleri dışında bisiklet transfer noktaları da yapalım…”




Bu öneri kulağa çok hoş geliyor.Neden olmasın? Erol Hülagü, İzmir Yarış Pisti’nin sahibi ama bisiklet dünyasının hep içinde oldu. 2005 ve 2006 yıllarında Türkiye Duatlon Şampiyonası’nı yaptı. Her yarışa 130 dolayında yarışçı katıldı.Türkiye’de ilk liselerarası bisiklet bayrak yarışını da Hülagü gerçekleştirdi.Yani İzmirliler’in bisiklete olan ilgisini en iyi bilenlerden birisi hiç kuşkusuz Erol Hülagü’dür.




Her zaman şunu savunuyorum.İzmir’in gündelik hayatını renklendirmeliyiz.Aslında bunlar için de milyonlarca dolarlık yatırımlar gerekmiyor.




Paris’ten, Amsterdam’dan ne eksiğimiz var? Floransa’da, Milano’da, Bologna’ya yürüdüğünüzde; Sevilla’da, Barselona’da, Zaragoza’da gezdiğinizde ailelerin bisikletleriyle keyif turu yaptığına şahit olursunuz.İzmir’in sokaklarında bisiklet olmaz mı? Büyükşehir Belediyesi böyle bir projeyi hayata geçiremez mi? Ya da yeni fikirlere her zaman açık ve Fransa’yı en az benim kadar iyi bilen Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan böyle bir projeye nasıl bakar ?




Bu yazıma çok sayıda tepki geldi.


Demek ki… Benim gibi düşünen çok insan varmış. İzmir’in yirmi, otuz yıl öncesini düşünenler bisikletin ve motosikletin hayatımızda çok daha fazla bir rolü olduğunu yeniden hatırlayacak.Bazı okurlarımız da; haklı olarak “İzmir’in sokaklarında bisiklete yer mi var?” diye soruyor. Belediyeler niçin var? Daha yaşanabilir kentler yaratmak için, öyle değil mi? Başkanlarımız, bürokratlarımız bir araya gelecek ve yeni çözümler getirecek.Elbette metro gibi büyük projeler de yapılacak, elbette büyük alt yapı yatırımları gerçekleştirilecek. Ama bunların yanında gündelik hayatımızı renklendirecek uygulamalar da planlanacak. Belediyeler insana dokunabilmeli…




Bisiklet bunlardan biri…Çok da zor değil.İnanın metro gibi büyük projelerin yanında bu yatırımların sözü bile edilmez.Bu arada öğrendim ki; Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Şube Müdürlüğü, kentteki bisiklet kullanımını artırmak ve gençlerle çocukları özendirmek için farklı projeler düşünmüş. Projelerden ilki olan “Bisiklete binmeyi öğreniyorum”, 18 yaş üstü toplam 500 kadına, 12 ay süresince iki haftalık eğitimlerle bisiklet sürmeyi öğretmek.





Önümüzdeki aylarda başlaması hedeflenen projede bisiklet ve koruyucu kaskları İzmir Büyükşehir Belediyesi karşılayacakmış. Bisiklet parklarının pilot uygulaması ise Kültürpark’ta, Bostanlı’da, İnciraltı Rekreasyon Alanı’nda ve İzmir Doğal Yaşam Parkı’nda planlanıyormuş.Mayıs ayında uygulamaya alınacak bir diğer proje, “Körfez kıyısında bisiklet turu” da herkese açık olacakmış. Bostanlı Vapur İskelesi’nden başlayacak olan tur, İnciraltı’ndaki Levent Marina’da son bulacakmış.Elbette bunlar bir başlangıç…Ancak benim hayal ettiğim projenin gerçekleşmesi için belediyelerle özel sektörün birlikte çalışma yürütmesi gerekir.Bu konuya önümüzdeki günlerde yine devam edeceğim.


Deniz SİPAHİ / Hürriyet

Incoming search terms:

Kopenhag Dünyanın İlk Bisiklet Şehri Seçildi

Uluslararası Bisiklet Birliği  Danimarka’nın başkenti Kopenhag’ı dünyanın ilk bisiklet şehri olarak seçti. Yaklaşık 350 kilometre bisiklet yolunun olduğu şehirde, halkın yüzde 36′sı sürekli bisiklet kullanıyor. 2015 yılına kadar bu oranı yüzde 50′nin üzerine çıkarmayı hedefleyen şehir yönetimi bunun için pek çok alt yapı çalışması yapıyor.





Kopenhag bu günlerde son yılların en soğuk kışlarından birini yaşıyor. Hava o kadar soğuk ki şehirde yer alan göller tamamen donmuş durumda. Fakat buna rağmen sokaklar bisikletleriyle gezinen insanlarla dolu. Bisikletin kültürlerinin bir parçası olduğunu söyleyen Kopenhaglılar yağan kara ve soğuğa aldırmaksızın sürekli pedal çeviriyor.




Geçtiğimiz 10 yıl boyunca 350 kilometre bisiklet yolu inşa eden Kopenhaglılar önümüzdeki  dönemde 50 kilometre daha yapacaklar. Bisiklet kullanıcıları için özel trafik ışıkları bulunan şehirde sabah mesaisinin başladığı saatlerde bazı caddelerde trafik sıkışıklığı bile oluyor. Belediye yetkilileri bu sıkışıklığı aşmak için özellikle şehir merkezinde ilave bisiklet yollarının yapılacağını ifade ediyorlar.





Danimarka’da bisikletin yoğun olarak kullanıldığı tek şehir Kopenhag değil. Yüzölçümü yaklaşık Konya kadar olan ülkede bisiklet şehirler arası ulaşımda bile kullanılıyor.


Video

Çevre Duyarlılığı İçin Bisiklet Turu

Bulgar Vyacheslav Stoyanov, çevre kirliliğine dikkati çekmek amacıyla bisikletle Akdeniz Turu’na başladı.Faktor-foundation  çevre derneğinin kurucusu da olan Stoyanov, yaklaşık 10 ay sürmesi planlanan turunu, Ayasofya Müzesi önünden başlattı.Stoyanov, bisikletiyle tüm Akdeniz kıyılarını dolaşacağını, 23 bin kilometrelik yolu tekrar Ayasofya Müzesi önünde sona erdireceğini belirtti.






Çevre kirliliğine dikkati çekmek için ’’I THINK! (düşünüyorum)’’ sloganıyla yola çıkan Stoyanov, günde yaklaşık 80-120 kilometre yol gideceğini kaydetti.Stoyanov, geçen yıl da aynı amaçla 6 bin kilometrelik Karadeniz turu yapmıştı.






Vyacheslav Stoyanov 10 ay boyunca tam 23 Akdeniz ülkesini bisikletle gezerek toplam 23 bin km. pedal çevirecek. Daha önce de aynı amaç için Karadeniz’i çevreleyen ülkeleri gezen çevre gönüllüsü bisikletçi gelecek nesillere daha temiz bir dünya için, deniz kirliliğine karşı ülkelerin önlem almaları gerektiğinin altını çizdi.

Danilo Di Luca’ya 2 yıl Ceza

İtalya Olimpiyat Komitesi’nden yapılan açıklamaya göre, 2009 Giro d’Italia’dan sonra verdiği numunelerde, kan destekleyici ”EPO” maddesinin daha gelişmişi olan ”Continuous Erythropoietin Receptor Activator” (CERA) bulunan Di Luca’ya 2 yıl men cezası verildi.




Bu durumda, 2009 Giro d’Italia’da ikinci olan Di Luca’nın yerine, üçüncü Franco Pellizotti yükseldi, Carlos Sastre de üçüncü oldu. Yarışın şampiyonu, Denis Menchov idi.



2010 Yılı Türk Bisikletinde Milat Olacak

2012 Londra Olimpiyatları’na katılacak sporcu ve takımların belirlenmesi amacıyla çok sayıda uluslararası organizasyon gerçekleştireceklerini anlatan Müftüoğlu şöyle konuştu,”Sezonun ilk yarışını Alanya’da başlattık. Gençler, büyükler ve masterler bu hafta gelecek hafta da bayanlar ve yıldızlar kategorisinde yarışlar olacak. Bu başlangıç olimpiyat hazırlıklarımızın ilk startıdır. 23 ay sonra olimpiyada gidecek takımlar ve sporcular belirlenecek.




Bununla ilgili 2010 yılına tarihi bir program yaptık. Bugüne kadar bisiklet tarihinde olmadığı kadar uluslararası yarışlar hazırladık. Hem dağ bisikletinde hem yol bisikletinde ilk defa ülkemizden veledromdan olimpiyata sporcu göndermek için yurt dışına sporcu gönderdik. 2010 yılını bisiklet tarihinde milat olarak düşünüyoruz. Bu milat inşallah bisiklet tarihine altın harflerle geçer. Önümüzdeki 2 yılı doğru geçirirsek, kalabalık bir grupla olimpiyatlara gitmek istiyoruz.




Daha önce tek sporcuyla gitmiştik. 2012′de olimpiyatlara Türkiye olarak birkaç sporcuyla gitmek, 2016′da da madalya kazanacak bir Türkiye görmek istiyoruz. Bunun planlarını yaptık. Bu ilk yarışı yabancı antrenör de izledi. Olumlu bir görüşü var. Türk bisikleti artık start almıştır. Geleceği aydınlık olarak görüyoruz.


2010 K.A.P Alanya Yol Yarışları Sona Erdi

Sezon Açılışı’nın son gününde gerçekleşen Kriteryum Yarışlarında Büyük Erkeklerde Kocaeli Brisa B Takımından Nevzat Kıral, Konya İl Özel İdare Spor’dan Mustafa Çarşı ve Masterler de ferdi olarak katılan Turgay Germen birinci geldi.Kriteryum Yarışlarında, 2 bin 800 metrelik parkurda Büyük Erkekler kategorisinde sporcular 18 turda (50.4 Km.), Genç Erkekler 14 tur (39.2 Km.), Master Erkekler ise 11 turda (30.8 Km.) koştular.








Yağmurlu havada gerçekleşen yarışlarda Büyük Erkekler Kriteryum yarışının birincisi Kocaeli Brisa B Takımından 01.17.13 süreyle Nevzat Kıral oldu. Aynı takımdan Adil Kurkut, 01.17.13 süreyle ikinci, 01.17.14 süreyle Abdülkadir Kelleci üçüncü oldu.Genç Erkeklerde Konya İl Özel İdare Spor’dan Mustafa Çarşı 01.03.39 süreyle yarışı ilk sırada tamamladı. Kocaeli Brisa Spor’dan Rasim Reis 01.03.39 süreyle ikinci olurken, Konya Selçuklu Belediyespor’dan Mevlüt Erkan 01.03.39 süreyle üçüncülüğü elde etti.








Masterler ise, ferdi olarak katılan Turgay Germen 49.04 süreyle yarışı birinci bitirdi. İkinciliği 49.05 süreyle Yalova Belediye Gençlik Spor’dan Hakan Şenöz alırken, aynı takımdan 49.09 süreyle Zafer yalın üçüncülükle yetindi.Yarışların sonunda ödül töreni düzenlendi. K.A.P. ve Kriteryum Yarışlarında etap Ferdi Klasmanında ilk üçe giren sporculara madalyalarını Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, Merkez Hakem Komite Başkanı Şükrü Aydın, Alanya Belediyesi Spor Müdürü Saim Kanlı, Sezon Açılışı Yarış Koordinatörü Süleyman Coşar, Alanya Emniyeti Baş Komiseri Adnan Cantürk, hakem Günal Genç, Celal Siper ve Alanyalı Ali Rıza Gündoğmuş verdi.









K.A.P. Birinci gün yarışları:


Büyük Erkekler

1. Behçet Usta (Kocaeli Brisa Spor B Takımı 03.17.55),

2. Gökhan Hasta (Kocaeli Brisa Spor B Takımı 03.17.56)

3. Kemal Küçükbay (Kocaeli Brisa Spor 03.20.03)





Genç Erkekler

1. Uğur Tıraş (Kepez Belediye Spor 02.36.09)

2. İlhan Çelik (Konya Şeker Spor 02.36.10)

3. Hüseyin Sarıoğlu (Konya Şeker Spor 02.36.10)





K.A.P. İkinci gün yarışları:


Büyük Erkekler:

1. Kemal Küçükbay (Kocaeli Brisa Spor 02.41.41)

2. Ali Rıza Tanrıverdi (Kocaeli Brisa Spor 02.45.12)

3. Selçuk Türkçetin (Konya Şeker Spor 02.46.10)





Genç Erkekler:

1. Ahmet Aydoğdu (Kocaeli Brisa Spor 02.18.36)

2. Mahmut Bayrak (Konya İl Özel İdare Spor 02.18.37)

3. Hüseyin Sarıoğlu (Konya İl Özel İdare 02.20.52)





Master Erkekler:


1. Turgay Germen (Ferdi 01.18.24)
2. Atilla Atay (İstanbul Gençlik Spor 01.18.24)
3. Zafer Yalın (Yalova Gençlik Spor 01.18.24)





Genel Takım Klasmanı ise şöyle:

Büyük Erkekler :

1- Kocaeli Brisa B Takımı,
2- Kocaeli Brisa Spor,
3- Konya Şeker Spor





Genç Erkekler:

1- Konya İl Özel İdare Spor,

2- Kocaeli Brisa Spor,

3- Konya Selçuklu Belediye Spor



Master Erkekler:

1-Yalova Belediye Gençlik Spor,

2- İstanbul Gençlik Spor,

3- Bursa Büyükşehir Belediye Spor


Haberin Videoları
http://www.dailymotion.com/video/xc3r5s http://www.dailymotion.com/video/xc3r8b http://www.dailymotion.com/video/xc3rb5